Rahat
Şu kavga bir bitse dersin,
Acıkmasam dersin,
Yorulmasam dersin;
Çişim gelmese dersin,
Uykum gelmese dersin;
Ölsem desene!
Orhan Veli KANIK
İsteklerin ne kadar çok? Ya da kafandaki gelecekle ilgili heveslerin..
Akıp giden zaman içerisinde, içinde yaşadığımız toplum ne kadar istemesekte bize kendi DNA'sını işler. Gün geçtikçe eskiden önemsemediğimiz şeyleri önemsemeye başlar aslında başkalarının hayalleri olan şeyleri kendi üzerimize yakıştırmaya kalkarız.
Herkes için yaşanılan zaman denk değil. Bununla birlikte isteklerimizde denk değil. Toplumdaki aynılaşma o kadar artmış durumdaki aynı şeyi ihtiyacı olmadığı halde isteyen insan sayısı giderek artmakta. Marka giysiler, ısırılmış elmalı bir telefon, isminin çok havalı yazıldığı bir bardak içerinde sana sunulan kahve..
İlk yapmamız gereken 'Zaman' kavramı çerçevesinde isteklerimizi hayatımıza anlam katacak noktaya çekmek. Telefon mu istiyorsun elbette en güzeli olsun ya da yeni bir ayakkabı. Bunlar seni mutlu edecekse elbette olmalı ancak bu söylenen şeylerin hepsi birer nesne. Nesnelere sahip olma hazzını hayatın merkezine koyarak yaşamaya çalışmak o hazza ulaştıktan sonra yeni bir arayışa sebebiyet verir ve en sonunda tatminsiz, doyumsuz bir noktaya ulaşılır.
Hayatı boyuna değil de enine yaşamak istiyorsak eğer isteklerimizle kişiliğimiz uyumlu olmalı. Orhan Veli güzel söylemiş istedikçe istersin hadi gel bir de ölmeyi iste.

Yorumlar
Yorum Gönder