'Lütfen bana kötü davranma' dedi. 'Biz bize kötü davrananları seviyoruz' diye karşılık verdi diğeri. 28 yaşındaydı, kendine göre hayatının baharındaydı. Bir evlilik geçirmişti, ancak her şeyi olmamış gibi bir kenara koyacak kadar kendini güçlü hissediyordu. Her sabah 07.18'te uyanır, saatin alarmını 30 saniye çaldıktan sonra kapatır, terliklerine kadar 12 adım atarak uyku mahmurluğunu atmaya çalışırdı. Her gün değişmeyen şeylerden biri uyanır uyanmaz kalktığında kahvesini hazırlamaktı. Bir ölçeğe bir şeker ve azıcık süt, bu ölçü hayatının her günün özeti gibi.. Sabah sayılarla imtihan bittikten sonra kendini bir nebze rahat hissetti. Evden çıkacağı sırada yapacağı en son şeyi unuttu, duvardaki tabloları kendine göre en doğru şekilde hizalamak. Ayakkabılarını giyip anahtar ile kapıyı iki kez kilitledikten sonra yola koyuldu. Köşedeki Kazım Efendiden günlük gazetesini alırken yine bozuk paraları hesaplayıp para üstü olmay...